İçeriğe geç
CPAP Raporlama Programları Philips Geri Çağırma
CPAP Merkezi Blog CPAP Merkezi Blog

CPAP Cihazı Tedavisinin Uygulanması

Adnan Akyüz Güncellendi: 25 Ağustos 2026 3 dk okuma 999
Paylaş 0

CPAP cihazı tedavisi, hastanın üst solunum yollarının değerlendirilmesi, uygun maske seçimi, titrasyon ve düzenli kullanım adımlarını içerir. Tedaviye başlamadan önce üst solunum yollarının anatomik yapısı bir KBB uzmanı tarafından incelenir ve gerekli cerrahi müdahaleler uyumu artırır. Hastanın yüz yapısına en uygun, konforlu maske tipi seçilir. Basıncın belirlenmesi için uyku laboratuvarında CPAP titrasyonu yapılır. Etkili olacak en düşük basınç bulunarak, tedavinin her gece uykusu boyunca uygulanması sağlanır.

CPAP kullanma endikasyonu olan her OSAS hastasının tedaviye başlamadan önce üst solunum yollarının anatomik yapısının değerlendirilmesi gerekir. Burundan uygulanacak basınçlı havanın akciğerlere rahatça ulaşmasını sağlamak için, üst solunum yollarında nazal pasajı kapatan septum deviasyonu, nazal polip gibi oluşumların olup olmadığı bir KBB uzmanı tarafından tetkik edilmelidir. Gerekli olanlara cerrahi tedavi uygulanması CPAP’'a uyumu artıracaktır.

Uygulamada konforu etkileyen en önemli faktörlerden birisi maskedir. Hastanın yüz yapısına en uygun, en konforlu maske tipinin seçilmesi gereklidir. Maskelerin nazal, oral, oro-nazal ve burun yastıkları (Nasal pillows) gibi değişik alternatifleri vardır. En çok tercih edilen nazal maskedir. Uygun maske seçimi yapıldıktan sonra uygulamaya geçilmelidir. Hastaya uyanıkken birkaç saat boyunca CPAP alıştırması yapılır. Ağzını kapalı tutup burundan sakin ve normal soluk alıp vermesi öğretilir. Bu alıştırma hastanın uyumunu artıracaktır.

Hastaya uygulanacak basıncın belirlenmesi için yapılan uygulamaya CPAP titrasyonu denmektedir. CPAP titrasyonu uyku laboratuvarında; tüm gece (full night) manuel titrasyon, yarı gece (split night) manüel titrasyon ve otomatik titrasyon (auto CPAP, autoset) şeklinde uygulanabilir.

CPAP titrasyonunda amaç; yan etkiler ortaya çıkmadan etkili olacak en düşük basıncı bulmaktır. CPAP tedavisinde beklenen etkiler;

1. Apne ve hipopnelerin ortadan kaldırılması

2. Gece boyunca yeterli oksihemoglobin satürasyonunun sağlanması

3. Arousalların yok edilip uyku devamlılığının sağlanması

4. Uyku yapısının (uyku evrelerinin dağılımı ve sürelerinin) düzeltilmesidir.

AASM’nin 1997’de yayınladığı raporda ve benzer şekilde ACCP konsensusunda (1999) CPAP titrasyonunda uyulması gereken bazı kriterler de belirlenmiştir.

1. Uykuya bağlı solunum bozukluğu tanısını almış hastalara tüm gece boyunca polisomnografi eşliğinde CPAP titrasyonu yapılmalıdır.

2. CPAP titrasyonu EEG kaydı olmadan yani uyku parametreleri kaydedilmeden yapılmamalı, uygun CPAP basıncı tüm uyku evreleri gözönüne alınarak ve arousal’ların yok olduğu gösterilerek saptanmalıdır.

3. Yarı gece CPAP titrasyonu ancak aşağıdaki koşullar sağlanabiliyorsa yapılmalıdır.

a) Tanısal polisomnografinin en az 2 saatlik bölümünde; AHI en az 40 bulunmuş ise geceye CPAP titrasyonu ile devam edilebilir. AHI 20-40 arasında bulunmuş ise klinisyen bu durumda kendi insiyatifini kullanıp uzun süreli apnelerin veya derin desatürasyonların varlığını göz önüne alarak geceyi titrasyonla tamamlayabilir. AHI

b) Gecenin ikinci yarısında uygulanan CPAP titrasyonu en az 3 saat sürmelidir.

c) Polisomnografi bulguları ile solunumsal patolojilerin, uykunun hem REM hem NREM evrelerinde ve özellikle sırtüstü pozisyonda da düzeldiği gösterilmiş olmalıdır.

d) OSAS tanısı konmuş ancak b ve c şıkları sağlanamamışsa ikinci bir gece CPAP titrasyonu yapılır (11).

Uygun CPAP basıncı saptandıktan sonra hastanın bu tedaviyi uykusu boyunca ve her gece uygulaması gerekmektedir. İlk bir ayda ÜSY yumuşak doku ödeminin kaybolmasına bağlı olarak, daha uzun dönemde ise kilo verme gibi ek önlemlerle daha düşük CPAP basıncının yeterli olabildiği gösterilmiştir.

CPAP TEDAVİSİNİN İSTENMEYEN ETKİLERİ

Hastaların CPAP’a uyum gösterebilmeleri için uygulamanın konforlu olması gerekmektedir. Uygun maske ve uygun basınç uygulaması ile genellikle ihmal edilebilecek düzeylerde yan etkiler görülmesi yöntemin en önemli avantajlarıdır. Buna rağmen CPAP tedavisi ile de bazı istenmeyen etkiler ortaya çıkabilir. Hastalar sıklıkla basınçlı havayı soluma intoleransı, nazal konjesyon ve maskenin ciltte yarattığı irritasyondan yakınırlar. CPAP'’a bağlı tehlikeli yan etkiler son derece nadirdir ve literatürde sunulan birkaç olgudan ibarettir. Bu nadir yan etkiler; pulmoner barotravma, pnömosefali, intraoküler basınç artışı, timpanik membran rüptürü, ciltaltı amfizemi gibi komplikasyonlardır.

Sık sorulan sorular

CPAP tedavisine başlamadan önce hangi değerlendirmeler yapılmalıdır?

CPAP tedavisine başlamadan önce hastanın üst solunum yollarının anatomik yapısı bir KBB uzmanı tarafından değerlendirilmelidir. Burundan uygulanacak basınçlı havanın akciğerlere rahatça ulaşması için nazal pasajı kapatan septum deviasyonu veya nazal polip gibi oluşumlar incelenir. Gerekli cerrahi tedaviler, CPAP'a uyumu önemli ölçüde artırabilir ve tedavi konforunu yükseltir.

CPAP maskesi seçimi neden önemlidir ve hangi maske tipleri bulunur?

CPAP tedavisinde maske seçimi, uygulamanın konforunu etkileyen en önemli faktördür ve hastanın yüz yapısına uygunluk esastır. En konforlu maske tipinin seçilmesi gereklidir. Nazal, oral, oro-nazal ve burun yastıkları gibi farklı maske alternatifleri bulunmaktadır; nazal maske en çok tercih edilen tiptir.

CPAP titrasyonu nedir ve nasıl yapılır?

CPAP titrasyonu, hastaya uygulanacak etkili ve en düşük basıncın belirlenmesi için yapılan bir uygulamadır. Bu işlem uyku laboratuvarında gerçekleştirilir ve tüm gece, yarı gece manuel titrasyon veya otomatik titrasyon şeklinde uygulanabilir. Titrasyonun amacı, yan etkiler ortaya çıkmadan en etkili basıncı saptamaktır.

CPAP tedavisinin beklenen etkileri nelerdir?

CPAP tedavisinden beklenen etkiler arasında apne ve hipopnelerin ortadan kaldırılması yer alır. Gece boyunca yeterli oksihemoglobin satürasyonunun sağlanması ve arousalların yok edilerek uyku devamlılığının sağlanması hedeflenir. Tedavi aynı zamanda uyku evrelerinin dağılımı ve sürelerinin düzeltilmesiyle uyku yapısının iyileşmesine yardımcı olur.

CPAP tedavisinin olası istenmeyen etkileri nelerdir?

CPAP tedavisinin istenmeyen etkileri arasında basınçlı havayı soluma intoleransı, nazal konjesyon ve maskenin ciltte yarattığı irritasyon bulunmaktadır. Tehlikeli yan etkiler son derece nadirdir ve literatürde birkaç olgu ile sınırlıdır. Bu nadir komplikasyonlar pulmoner barotravma, pnömosefali, intraoküler basınç artışı veya timpanik membran rüptürü gibi durumları içerebilir.

Bu yazı bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi yerine geçmez. Cihaz ve tedavi kararları için uyku hekiminize başvurun.

Bu yazı işinize yaradıysa paylaşın
Paylaş 0

İlgili yazılar

Yorumlar

Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. İlk soruyu siz sorun.

Soru sorun ya da deneyiminizi paylaşın

Yayınlanmaz. Yalnızca cevap geldiğinde haber vermek için.
Yazarsanız cevabı SMS ile de bildiririz. Yayınlanmaz.

Gönderdiğinizde adınız ve yorumunuz yayınlanır; e-posta ve telefon yalnızca cevap bildirimi için saklanır, üçüncü kişilerle paylaşılmaz. Silinmesini istediğinizde bize yazmanız yeterli.

Yorumlar yayınlanmadan önce okunur. Tıbbi acil durumlar için yorum beklemeyin, hekiminize başvurun.